Ulusal Bayram Genel Tatil Ücreti Nedir?

Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışan işçilerin elde edeceği ücrete Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti denir. Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir. Nitelikleri itibariyle sürekli görev yapması gereken kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır.

Bu yazımızda; aşağıda yer alan başlıklar altında Ulusal Bayram Genel Tatil Ücreti ayrıntılı olarak incelenecektir.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti nedir?

Resmi bayram günleri nedir?

Dini Bayram ne demektir, hangi günler dini bayram sayılır?

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti İçin İspat Yükü

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretinde Faiz

Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Ücretine İlişkin Faiz Başlangıç Tarihi

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretinde Zamanaşımı

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Alacak Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Davasının kanuni dayanağını 4857 sayılı İş Kanunun 44., 45. ve 47. maddeleriyle 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun oluşturmaktadır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti nedir?

Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışan işçilerin elde edeceği ücrete Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti denir. Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir. Nitelikleri itibariyle sürekli görev yapması gereken kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde işyerlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile belirlenebilmektedir. Sözleşmelerde böyle bir hüküm bulunmaması halinde Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışması için işçinin onayı gerekmektedir (İşK.44). İşçinin onayı olmadan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılması mümkün değildir. Görüldüğü üzere sözleşmelerde hüküm bulunmuyorsa asıl olan Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde işçinin çalışmamasıdır. Ayrıca söz konusu düzenlemede Ulusal Bayram ve Genel Tatil günleri arasında bir ayrım yapılmamıştır.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 1. maddesi gereğince: ‘’1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim günü Ulusal Bayramdır. Türkiye'nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız bugün tören yapılır. Bayram 28 Ekim günü saat 13.00'ten itibaren başlar ve 29 Ekim günü devam eder.’’ Önemle belirtiriz ki 29 Ekim günü özel işyerlerinin kapanması zorunludur. Ancak işyerinde yapılan işin niteliği devamlı çalışmayı gerektiriyorsa, özel işyerlerinde 29 Ekim günü çalışma yapılabilir.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2. maddesi gereğince: ‘’Aşağıda sayılan resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü, 1 Mayıs günü ve 15 Temmuz günü genel tatil günleridir.

A) Resmi bayram günleri şunlardır:

1. 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır.

2. 19 Mayıs günü Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı günüdür.

3. 30 Ağustos günü Zafer Bayramıdır.

B) Dini bayramlar şunlardır:

1. Ramazan Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 3,5 gündür.

2. Kurban Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 4,5 gündür.

C) 1 Ocak günü yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışma Günü ve 15 Temmuz günü Demokrasi ve Milli Birlik Günü tatilidir.

D) Ulusal, resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü, 1 Mayıs günü ve 15 Temmuz günü resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir.’’

Bu Kanunda belirtilen Ulusal Bayram ve Genel Tatil günleri; Cuma günü akşamı sona erdiğinde müteakip Cumartesi gününün tamamı tatil yapılır.

Yukarıda belirtilen Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde işçi çalışmamış olsa da, o günün ücretine hak kazanır. Mahiyetleri itibariyle sürekli görev yapması gereken kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesi gereğince: ‘’Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.’’

Bu kanun maddesinde anlaşılacağı üzere Ulusal Bayram ve Genel Tatil günleri olarak kabul edilen günlerde işçiler çalıştırılmazlarsa bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretini tam olarak hak kazanır. Dolayısıyla işçiler tatil gününde çalıştırılmasa dahi bir günlük ücretleri ödenir. Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti çıplak ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Ayrıca Ulusal bayram ve Genel Tatil günleri işçinin grev yaptığı günlere denk gelmesi halinde işçi çalışmadığı halde hak ettiği bu ücreti isteyemez.

Ancak işçiler tatil gününde tatil yapmayarak çalıştırılırsa ayrıca bir ücretleri daha ödenir. Yani, işçiler tatil gününde tatil yapmayarak çalıştırılırsa işçilere 2 ücret ödenmesi gerekmektedir. Hatta işçi 1 saat dahi çalıştırılsa o günün tamamında çalışmış gibi ücret alacağı hesaplanmaktadır. Bununla birlikte üstüne bir de bu günlerde işçiler fazla mesai yaparsa saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle yani normal ücretinin 1,5 katını da ayrıca hak kazanacaktır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti İçin İspat Yükü

4857 sayılı İş Kanunu’nda işçinin Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışılıp çalışılmadığın nasıl ispat edileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay kararlarıyla çözüme kavuşturulmaktadır. Yargıtay 9. H.D. 2016/5688 E. - 2019 / 14533 K. sayılı kararında: “Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.

Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.” şeklinde karar vermiştir. Ayrıca işçilerin Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalıştıkları ücretlerin ödendiğinin ispatı da işverene aittir.

Kısaca, Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde işçi çalıştığını; bu günler için ücretin ödendiğini ise işveren ispat etmek zorundadır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretinde Faiz

4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi gereğince: ‘’Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.’’

Yargıtay 22. H.D. 2017/35657 E. - 2017/15104 K. sayılı Kararında: “4857 sayılı İş Kanunu’nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanunu’nun 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler ile ikramiye, prim, jestiyon ve benzeri ödemeler ve fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir.” şeklinde karar vermiştir.

Gerek İş Kanunu’nun 34. maddesi gerekse yukarıda belirtilen Yargıtay kararından anlaşılacağı üzere zamanında ödenmeyen Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti veya bu günlerde çalışılması halinde hak edilen ek ücretler kural olarak normal çalışma ücreti ile birlikte ödenir. Eğer Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti veya bu günlerde çalışılması halinde hak edilen ek ücretler normal çalışma ücretinin ödendiği tarihte ödenmemişse yapılmayan her ödeme için gecikme faizi uygulanacaktır.

Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Ücretine İlişkin Faiz Başlangıç Tarihi

Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücretinde karşı tarafın temerrüde düşürüldüğü tarih faiz başlangıç tarihidir. Karşı tarafa noter kanalıyla ihtar gönderilmişse ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren temerrüde düşer ve ihtarnamedeki sürenin bitimini takip eden günden itibaren, eğer ihtarnamede herhangi bir süreye yer verilmemişse ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen gün sonrasından itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmaya başlanacaktır. Eğer ihtarname gönderilmemişse Arabuluculuk Son Tutanağının düzenlendiği tarih, dava tarihi veya ıslah tarihi itibariyle faiz talep edilebilmektedir.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretinde Zamanaşımı

Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti veya bu günlerde çalışılması halinde hak edilen ek ücreti 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu beş yıllık süre ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmesi gerektiği tarihten itibaren başlar. Önemle belirtiriz ki işçi hak kazandığı ücretleri 5 yıllık olan zaman diliminde talep etmesi gerekmektedir. Bu 5 yıllık zamanaşımı hak düşürücü niteliktedir. Eğer talep edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacaktır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Alacak Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti veya bu günlerde çalışılması halinde hak edilen ek ücreti bir işçilik alacağı olduğundan bu konuda yaşanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Eğer İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilir.

Dava şartı olan arabuluculuk faaliyeti sonrası iş mahkemelerinde dava açmak gerekmektedir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

Avukat Nazime Kalan

KAYSERİ